Hissedi-YorumYazı-Yorum

Neden Yolcu Sanat?

Ben Eylem Erdem Uğurlu. 

Öncelikle şarkılarıma yuva olsun istedim burası. Kendilerine ait ve kendilerinin ait olduğu bir yer olsun dedim… Aidiyet kavramını önemsiyorum. Şimdilik kendi şarkılarım için yuva olacak ama ileride burayı yuva sayacak tüm müzisyen arkadaşlarım için de aynı duygu ile çalışacağım.

Yıllarca müzik ile ilgilenmekten kaçtım. Ve bu kaçış halinin kaynaklarından biri de, müzik piyasası ya da sektörü dediğimiz o alandı.

Terapilerimde hep “kirli alan” diye anlattığım yer yani. Bunları yazarken amacım saldırmak değil, bunu baştan belirtmek isterim. Benim hayatımdaki yerini sorguluyorum sizlerin eşliğinde.

Müzik yapmak işin bir tarafı, o müziği dinleyecek insanlarla buluşturmak diğer tarafı. Ve bu diğer tarafın çok parametresi var.

Müzik yapmak ile ilgili düşünce ve duygularımı daha sonra toparlayıp yazacağım.

Şu an anlatmak istediğim, buluşma aşaması. 

Diyelim ki, kendi şarkılarını üretiyorsun ve şarkılarının düzenlenmesi kısmını karşılayacak maddi gücün var. Buraya kadar da işler çok kolay değil aslında, yani mesela yorumcu olarak var olmak istiyorsundur, başkalarından şarkı alman gerekebilir ve düzenleme gibi masrafları karşılaman da mümkün olmayabilir.

Varsayalım şarkıların hazır. Zor da olsa bitirdin o işleri. O noktada, iki yoldan oluşan bir ayrım geliyor karşına. Piyasanın içinde var olan bir firma ile çalışmak ya da yalnız yürümek.

Firma ile yürümeyi seçtiysen ve eğer “tanıdığın” yoksa, epey zorlu bir yol bekliyor seni. Kendini o firmalara ispat etmen lazım. Hayır, müziğinin iyi olduğunu değil, para getirip getirmeyeceğini… Çünkü ne yazık ki çoğu firma için, para kazandıracaksan kıymetlisin.

Diyelim ki, biri seçti seni, yaparım dedi, o zaman da sözleşmeler ile genellikle tüm kullanım haklarını devrediyorsun şarkılarının. Senindi ya onlar, hah işte artık o kadar da senin değiller, geçmiş olsun.

Bu noktada, bazı müzisyenler yalnız yürümeyi seçiyorlar. Ben çok haklı buluyorum bu seçimi. Bunun da iki yolu var. Spotify gibi platformlara şarkılarını bağımsız olarak yükleyebileceğin aracı firmalar var. Üye olup bu yüklemeleri yapıyorsun ve böylece hakların tümüyle sende kalıyor. Şarkıların çok dinleniyorsa iyi ama, dinlenmiyorsa o haklar filan da koca bir sıfır.

Burada reklam işleri devreye giriyor. Ne kadar bütçen varsa o kadar tanınır oluyorsun.

Mesela ben, 1.5 yıl önce bağımsız yürüme yolunu seçtim. Distrokid firmasına üye oldum. Şarkılarım yüklü ve hesabımda biriken 5 dolar bile değil.  Bu kısmı benim seçimim. Zira ben, “şarkılarım kendilerini dinleyecek insanları bulur.” diyorum. Böyle hissediyorum. Arada reklam da veriyorum evet, ama daha çok, dinleyen ve beğenen insanların önerisi ile yol alacağını düşünüyorum müziğimin. Ne kadar yol alırsa kabulüm. Bu arada yol almanın göstergesi de bence dinlenme sayısı değil. Evet bu sayı maddi bir gelir için gerekli ama bahsettiğim anlamdaki yol almak biraz daha farklı bir kavram. Kaç insanın duyduğundan daha çok, duyan insanların ne kadar derinden dinlediği önemli benim için. Bunu da bir şekilde bana ulaşan insanların cümleleri ile anlıyorum. Başka bir ölçüsü de yok sanki. Ama o mesajların verdiği duygu var ya… Bu hissin bedeli yok işte.

İkinci bağımsızlık yolu ise kendi firmanı kurman, ki bunu seçen müzisyen sayısı da hiç az değil. Giderek de artıyor.

Kendi firman olunca, canın mesela CD basmak isterse bandrol alabiliyorsun. Ya da kendi teliflerini kendi firmanın çatısı altında tutabiliyorsun. Elbette zorlukları da çok ama neyin yok ki… 

Bu yolda hep beraber öğreneceğiz, şimdi farkında olmadığımız zorlukları da. Şeffaf olmayı önemsiyorum, çünkü bu süreçte aradığım bilgilere ulaşmam hiç kolay olmadı. O yüzden ben bildiklerimi yazayım ki, daha sonra birileri ihtiyaç duyduğunda bu bilgilere, bulabilsinler…

Burası bir şirketin, oluşumun web sitesi ama ben buraya kadar “ben dili” ile yazmayı istedim, çünkü burası en temelde benim hayallerim ile can buldu. Ama Ufuk olmasaydı, belki gene olurdu ama çok çok zor olurdu her şey. Tüm resmi işlemler onun elinin altında. Bu sitenin hazırlanması, içeriklerin yazılması ve yüklenmesi de çoğu zaman onda. Buraya dair tüm fikirler ve duygular diyaloglarımız sonucu bir yere varıyor. Hayaller, çevrenizde onları gerçekleştirmeniz konusunda sizi yüreklendiren insanlar varsa, çok daha kolay gerçeğe dönüşüyorlar.  

İstedik ki, çocuklarımıza başka bir firma ile hukuksal bir ilişki miras bırakacağımıza, az da olsa, temiz bir şekilde kendi firmamızda telif biriktirme ortamını miras bırakalım. Bu tamamıyla bizim hayattaki yerimiz ile ilgili bir seçim. Doğrusu, yanlışı yok bu işlerin.

Müzik sektörü girmesi de, ayakta kalması da zor bir alan. O yüzden şu an için tek temennimiz, kendini döndürebilecek bir ortamı kurabilmek. Gerisi mi? 

Aslında Yolcu Sanat’ın esas odak noktası, şarkılarıma yuva olmakla birlikte, tek varoluş amacı bu değil.

Çok düşündük kuruluş aşamasında. Sadece bir müzik yapım firması kurmak, belki de şu aşama için en kolayı olurdu. Tek bir iş alanı daha az risk içerir. Zaten hedef de, kendini döndürmek olunca, belki de daha iyi olurdu yalnızca müzik alanında kalmak.

Ama istemedik bunu. Daha kapsayıcı olsun istedik. Hem adı, hem içeriği… Hatta içerik olarak isminden bile daha kapsayıcı olabilir zaman içerisinde. Instagram profilimizde de yazdığımız gibi, özellikle kişisel ilgi alanlarımız olan matematik, psikoloji ve biraz da felsefe olsun istiyoruz burada mesela. Edebiyat olacak bir de tabi…

Web sayfamızda düzenli paylaşım yapmaya çalışacağız. Fikirlerini ve duygularını önemsediğimiz insanlar katkı sunacak yazar olarak. Çok heyecanlıyız. Zaman içinde her şey şekillenip, oturacak diye hayal ediyoruz.

Aşırı profesyonel bir tablo çizmek istemiyoruz çünkü öyle değiliz, amatör hissediyoruz kendimizi. Ve böyle de kalmasını istiyoruz galiba. Bildiklerimizi uygularız, bilmediklerimizi öğreniriz. Olanları yaparız, olmayanlara bakarız…

Keskin hedeflerimiz ya da sınırlarımız olmasın istiyoruz mesela. Esnek ve uyumlu olmak ne huzurlu.

Yani bir gün mesela, bir atölye duyurusu ile gelebiliriz karşınıza. Başka bir gün bir şiir düşer ekranınıza. Bazen de güzel bir cümle. Belki bir yazı yazarız sitemize, onun haberini veririz size instagram hesabımızdan.

Bir küçük iz için tüm çabamız. Bizde ve sizde kalabilecek bir küçük iz. Çünkü “anlam” dediğimiz o izlerin toplamı işte.

Size ne sunarsak, bilin ki altında büyük bir heyecan olacak. Aksi olmaz. Bu kendimize sözümüz. Size de olsun. Heyecan duymadığımız, içimizde hissetmediğimiz hiçbir iş ve paylaşım olmayacak burada.

Heyecanımıza ve yolumuza ortak olmanız dileğiyle…