Bitlis’te Beş Minare
Lise sondaydım galiba. Bir gün teneffüste, bir kız bu türküyü söylüyordu. O gün çok dalga geçildi bu türkü ile. Komik seslerle söylemeler, alaya almalar… Kimin neyi ne kadar yaptığını hatırlamıyorum ama, o gün içimden bu türküye sarıldığımı hatırlıyorum. Dezavantajlı durumdaki her insana, topluluğa, duruma ve hatta nesneye duyduğum bir sempati ve koruma isteği var. Artık bunun bir parçam olduğunu iyi biliyor ve kabul ediyorum. Bu ezgi de o gün korumam altına girdi işte.
Sonrasında bana her “Haydi bir şeyler söyle.” dendiğinde, ilk okuduğum beş parçadan biri oldu. Galiba 15 sene kadar önceydi, yılbaşı kutlaması için bir komşumuzun evine davet edilmiştik. Orada da benden bir şeyler söylemem istenince, gene klasik ilk beşten bir türkü söyledim tabi. Galiba Urfa türküsüydü. Evin havalı(!) kızı ve arkadaşları beğenmemiş olacaklar ki, ben söylerken “Bunun peşinden de Bitlis’te Beş Minare gelir şimdi.” diyerek dalga geçip gülmüşler. Genellikle gözüm kapalı okuduğum için, ben görmedim bunları. Annem görmüş ve söylenmemek için kendini zor tutmuş. Keşke tutmasaymış…
Yani tarih tekrar etmiş ve ettikçe beni daha da bağlamış bu ağıta. Yıkılan Bitlis şehrine yakılan ağıta.
Ufuk ile ilk evlendiğimiz dönemde, bir gün bize “Haydi bu bayram tatilinde Mardin’e gidelim.” dedi. Ben ilk kez görecektim yıllar sonra, doğduğum şehri.
Babaannem uzun süre felçli bir şekilde yattı. Hayatının galiba son 10 senesini bu şekilde yaşadı ve ben onu yıllardır hiç görmemiştim. Gittik. Bir akşam orada otururken babaannemin bu türküyü çok sevdiğini söylediler. Bunun üzerine okumaya başladım, gözlerini kaldırıp dikkatle dinledi beni. Belki de hayatım boyunca onunla kurduğum tek bağ bu oldu. O yüzden babam dinleyince de aklına babaannem geliyormuş. Geçen gün söyledi.
İnsan düşünmezse bulamıyor bu bağlantıları. Sevdiğimiz ya da sevmediğimiz her şeyin kaynağında var böyle anılar işte.
Daha önce çok söyledim yani bu ezgiyi. Çok ciddi bir bağlılık ve sevgi ile. Şimdi de, bu harika Pür Stüdyo’da, çok değerli dostum ve akıl hocam Nevzat ile birlikte söyledim işte. Artık bu hali sizin.
Sevgiyle ve müzikle kalın.

